Fotoğraflar |
|
|
|
| Yüksek yargı imtiyazlı durumlarına dokundurtmuyor |

KOBİDER: Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin ise niçin milletin oyuna güvenilmiyor? KOBİDER: Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin ise o milletin iradesine güvenmeliyiz Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER) Genel Başkanı Nurettin Özgenç; Türkiye'nin demokrasi çıtasını yükseltmek amacıyla hazırlanan ve darbe anayasasında köklü değişiklikler içeren anayasa paketi ile Türkiye'de demokratikleşme açısından temel tıkanma noktalarının açılması için; “82 anayasası darbecidir, özgürlükten yana değildir ve her şeyde son sözü anayasa mahkemesi söyler. Böylece milletin hiçbir söz hakkı yoktur” denildiği için yeni bir anayasa değişikliği yapma gereği duyuldu. Şimdi yüksek mahkeme AYM ve HSYK'ya üye atamaya ilişkin maddelerin kısmen iptaline karar verdi. Bu da şunu gösteriyor ki; yargının sistemi demokratik yönde değişimi önleme misyonuna daha açık bir şekilde müdahale etmektedir. Oysa Paket, HSYK'nın yapısında radikal değişiklikler öngörüyordu. Bu değişiklikler, HSYK'yı mevcut yapıyla kıyaslanmayacak derecede çoğulcu ve geniş tabanlı hale getirecekti. Yüksek yargının bürokrasisinin oligarşik konumuna yapılması düşünülen anayasal değişiklik ile son vermenin gayet doğal olduğu bir gerçektir. Bu iki maddenin iptal edilmesi vesayet sisteminin devamını savunmaktır. Millet adına karar veriliyor, millet bunun neresinde? Cumhuriyetten bahsediyoruz. “Cumhuriyet, halkın kendi kendini idare şeklidir” diye nutuklar atılıyor. Oysa uygulamada bunun böyle olmadığı görülüyor. Cumhuriyet diye yargı devleti ile yönetiliyoruz. Çünkü halkın iradesi tümüyle yönetime yansımıyor. Bir de “yüce TBMM üzerinde güç yoktur” diyoruz ama görülüyor ki varmış. Özgenç ,Türkiye'nin yeni demokratik bir anayasaya ihtiyacı olduğu konusunda herkes hemfikir. Fakat böyle bir girişimin önünde çok ciddi engellerin bulunduğu bir kez daha çok net olarak görülmüştür.Bu engeller arasında en başta, yüksek yargı bürokrasisi ve Anayasa Mahkemesi çok belirleyici bir yerde duruyorlar. Daha kapsamlı demokratikleşme reformlarını gündeme getirebilmek için, bu engellerin kalkması şarttır. Yargının, Türkiye'deki vesayetçi sistemin iki temel direğinden biri olduğu bilinir. 1982 darbe Anayasası, yargının siyasal vesayet mercii olma işlevini, HSYK'yı ve Anayasa Mahkemesi'ni oligarşik bir yapı biçiminde düzenlemekle garanti altına almayı hedeflemiştir ve bunda da büyük ölçüde başarılı olmuştur. Vesayetçi sistemin tasfiyesi için, yargının oligarşik yapısını değiştirmek bir zorunluluktur. Bir kere daha görüyoruz ki; bu ülkede asıl olan milletvekillerinin dokunulmazlığı değil, yargının her kademesindeki dokunulmazlıklardır! Bu ülkede bir de bağımsızlıktan, hür iradeden ve demokrasiden söz ediliyor. Halkı ilgilendiren meselelerde halkın oyuna güvenilmiyor. Özgenç ,bizim meclisimiz Kurtuluş Savaşı'na kumandanlık eden bir meclistir. Kurucu meclistir. Hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu halkın meclisidir. Bu halk kurtuluş savaşı ile, canı ile, kanı ile, hakimiyet benimdir, diye haykırmıştır. Fakat AYM bu iki maddeyi iptal etmesi ile "bu iradenin üstündeyim" diyor. Olmaz böyle bir şey! Hakimiyet; 11 tane hakimin değil, kayıtsız şartsız milletindir. Verilen kararın tek olumlu tarafı ise Referandumun önünün açılmasıdır. Demokrasi açısından, milletin egemenliği yönünde, yargı mercilerinin politika üzerindeki vesayetine son verilmeli ve bu karar asla sineye çekilmemeli. Bu çok ciddi bir sorundur, halkın üzerinde vesayetin olduğunu göstermektedir. Demokrasinin tam gelişmesinin önünde bir engel teşkil etmektedir. Özgenç; biz KOBİDER olarak her zaman sivil anayasaya destek olduk olmaya da devam edeceğiz. oyumuzun rengi EVET'tir.Referandumda EVET oyu kullanacağız ve her yerde de bunu yüksek sesle haykıracağız. Her siyasi söylemlerinde dillerinden halk, millet ve demokrasi sözcüğünü düşürmeyenler, niçin milletin vereceği karardan rahatsız oluyorlar? Bunu da anlamış değiliz. Hakimiyet diyorsak eğer, o hakimiyetin halkın elinde olması gerekmektedir. Şayet halktan kopuk hiç bir şeyin gerçekleşmesi mümkün değildir. TC vatandaşları en iyisini, en doğrusunu bilir. Her zaman olduğu gibi 12 Eylül'de de en iyi kararı verecektir, buna da herkesin saygı duyması gerekir. |
Geri Dön |
|
|
|
Güncel Haberler |
|
|
Reklamlar |
|
|