Fotoğraflar |
|
|
|
| KOBİDER: KATILIM BANKALARI KUYUMCUYA KREDİ VERME KONUSUNA AÇIKLIK GETİRMELİ |
|
İSTANBUL 30.07.2010 KOBİDER: KATILIM BANKALARI KUYUMCUYA KREDİ VERME KONUSUNA AÇIKLIK GETİRMELİ Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER)Başkanı Nurettin Özgenç;Katılım bankaları kuyum sektörüne kredi vermemekte direnmektedirler. Bunu anlamış değiliz. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 35 bin kuyumcu esnafı bulunmaktadır. Bu esnafın yanında çalıştırdığı elemanlar, aileleri ve kendi aile fertleri ile birlikte bu sektörden ekmek yiyen 250 bine yakın vatandaşımız vardır. Türkiye'de sayıları 250 bini bulan sektör mensubunun faizsiz kredi talebi maalesef kavram karmaşasından, belirsizlikten veya farklı yorumdan dolayı karşılık bulamamaktadır. Katılım bankalarının amacının faizsiz bankacılık olduğunun farkındayız. Zaten bazı kuyumcu esnafı da bu yüzden kendilerinden kredi talep etmektedirler. Katılım bankaları da kuyumcu esnafının ürünü olan altını değişim aracı olarak gördükleri bahanesiyle, bu talebe olumsuz cevap vermektedirler. Altın değerli bir hammaddedir. Fakat işlenmek suretiyle mücevherat ve takıya dönüşerek değişim aracı olmaktan çıkar. İşte kuyumcu esnafının asıl işi bu takı ve mücevheratın satışını sağlamaktır. İmalatçısı da bu ürünü imal etmekle yükümlüdür. Katılım bankalarının altına bu yaklaşımı, ciddi bir tanım boşluğu olduğunu göstermektedir. Bu belirsizliğe bir an önce son verilmelidir. Bankaya başvuruda bulunulduğunda danışma kurulunun bu hususta onayı yoktur deniliyor ama biz KOBİDER olarak katılım bankalarının danışma kuruluna bizzat durumu anlatarak bir açıklık getirmelerini istedik. Aldığımız cevap, kuyumcuya kredi verip vermeme inisiyatifinin bankalarda olduğudur. Bu cevaba rağmen bankalar hala konuya net bir açıklık getirmemişlerdir.Ve sırf bu yüzden faiz hassasiyeti taşıyan kuyumcu esnafı faize itilmektedir. Katılım bankalarının kuyumcu esnafına karşı güven gibi bir problemi mi var diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz. Oysa kuyumcu esnafı eskiden beri güvenilir hatta halk arasında yedi emin olarak bilinen kesimin temsilcileridir. Birtakım esnafımız diğer bankaların kredi desteğinden faydalanmaktadır. Lakin bizler katılım bankalarının taşıdığı hassasiyeti taşıdığımız için krediyi kurumlarından talep etmekteyiz. Öyle ki kuyumcu esnafının tek arzusu; işlerini büyütebilmek, rekabet içerisinde olduğu meslektaşlarından geri kalmamak için ek sermaye bulmaktır. Çünkü meslek eskisi gibi az çeşitle dönmemektedir. Çağın gereği olarak her zaman yeni ürünler imal etmek veya imal edilen altınları vitrinlerine koyup satabilmek için ürün çeşidinin artırılması gerekmektedir. Dolayısıyla bazı esnaflar bankalardan altın veya nakdi kredi kullanıp atölyelerinin, mağazalarının ihtiyaçlarını gidermeleri gerekmektedir. Fakat mesleğe başladığı yıldan itibaren kendi içinde döngüsünü sağlamaya çalışan atölyeci, toptancı, mağazacı üçlüsü kendi aralarında açık hesap alışveriş yapmaktaydı. Zamanla gelişen dünyada öz sermayeler yetmediğinden kredi kullanımı şart oldu. Bundan dolayı bazı kuyumcu esnafları da diğer sektör mensupları gibi katılım bankalarından murabaha usulü kredi destek talebinde bulunuyorlar. Faizsiz bankacılıktaki son yenilikler faizsiz finansman endüstrisinin dinamiklerini değiştirmiştir. Bunun neticesinde Devlet ve şirketlere finansman sağlama aracı olarak Sukuk gündeme gelmiştir.Sukuk genel olarak İslami prensiplere uygun (faizsiz) tahvil-bono olarak tanımlanmaktadır. Bu aynı kuyum sektörünün murabaha ihtiyacında olduğu gibi gereksinim görülmesinden dolayı bazı katılım bankalarınca tekrar gündeme alınmıştır.Bir toplantıda rastlantı sonucu karşılaştığımız Bank Asya Genel Müdürü ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) eski başkanı Yunus Nacar'a konuyu aktardığımızda olumsuz cevap aldık. Yeni başkan Fahrettin Yahşi'de konuyla ilgili bir mektup gönderdik. Fakat buna rağmen olumlu bir gelişme olmadı. Hatta bir televizyon programında konuyu canlı yayında aktardığımızda “birlikte çözebiliriz” şeklinde söz vermelerine rağmen bugüne kadar herhangi bir gelişme olmadı. Uzman görüşünde “paranın icat olmadığı dönemde değişim aracı olarak kullanılan altın ve gümüş günümüzde değerli takı, ziynet eşyasıdır. Yani bir emtiadır. Altın ve gümüş imalatı yapan sanayici, imalatçı, dökümcü, mıhlamacı, taşcı, tamirci, presçi, pazarlamacı, sadekar, kalemkar, mağazacı ve çalışanı olarak kuyum işiyle iştigal edenin yurt genelinde toplamı 250 bine yakın sektör mensuplarını yakından ilgilendiren bu konunun acilen açıklığa kavuşturulması gerekmektedir
|
Geri Dön |
|
|
|
Güncel Haberler |
|
|
Reklamlar |
|
|