Fotoğraflar |
|
|
|
| KOBİDER; AB. Türkiye yi 'İmtiyazlı ortaklık' ile oyalamamalı |
|
Avrupa birliği bunu öyle bir hale getirdi ki, kendi koyduğu kaidelere kendi uymuyor ayrıca, her seferinde, yeni bir şart ya da mazeret öne sürmektedirler. Esasen bizim ne Notre Dame ‘nin kamburu' na nede, Bremen mızıkacıları'nın çifte standartlarına ihtiyacımız yok. Bize özü sözü bir olan ülkelerin liderleri lazım.
Türkiye'nin imtiyazlı ortaklık mı yoksa tam üyelikmi olduğunu tartışan AB. Ülkeleri bazen muğlâk ifadeler ile bazende asıl niyetlerini ifade eden açıklamalar yapmaktadırlar. Örneğin; Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, “Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğunu bir kere daha yenilemiş ve Almanya Başbakanı Merkel, in de AB'nin artık sınırlarını çizmesi gerektiğini ” söylemişti. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve Almanya Başbakanı Merkel, Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üyelik yerine “imtiyazlı ortaklık” olmasını önerdiler. Bu Türkiye'ye çifte standart muamelesi yapılmaktadır bunu kabul etmek mümkün değildir.
Bir toplantıda “Her ülkeyi tam üye olarak AB'ye alamayız” diyen Merkel'e destek veren Sarkozy'de “Sınırları belirlenmemiş bir Avrupa, ne istediğini bilmeyen, kimliksiz ve değersiz bir Avrupa olur” diyerek bir yerde asıl niyetlerini belirtmiş oldular.
AB. Ülkelerinde bazı muhalif liderler, kendi çıkarları için, istek ve düşüncelerini, bazen kendileri ifade etmeyip, kendi ya da karşı ülkenin, aydın ve seçkinlerine söylettiriyorlar. Böylece, oluşturulan kamuoyu ile Türkiye'nin AB'ye girişi dolaylı yoldan engelleniyor.
Bu tür açıklamalar gösteriyorki Türkiye'nin AB'ye tam üyelik için giden yollarına dikenler serpiliyor, dolayısıyla AB nin davranışlarına güven olmayacağını anlamış oluyoruz.
Türkiye'yi Avrupa birliği kapısında bekletenler ve habire kural koyanlar,yani AB'yi kuranlar, beğenirse alıyorlar beğenmezlerse bir sürü mazeret ileri sürüyorlar ve hata buluyorlar,şimdiye dek yaptıkları gibi ayrıca fikirleri karışık ise düşünceleri netleşinceye kadar herhangi bir net cevap vermiyorlar muğlâk açıklamalar ile bizi oyalamaktadırlar.
Türkiye kendi menfaatleri doğrultusunda AB'ye girmek istiyor, bu kararındada ısrarlı olduğu açıktır. AB'ye üye ülkelerde bizi oyalamaktan vazgeçmelidirler, niyetleri YES'mi NO'mu net bir şekilde bunu belirtmelidirlerki bizde yolumuza kendi kriterlerimizle devam edebilelim.
AB'ye girmeyi arzu ediyoruz ama kapısında sürünmek istemiyoruz. Dolayısıyla ne Notre Dame ‘nin kamburu nede, Bremen mızıkacıları'nın çifte standartlarına ihtiyacımız yok. Bize özü sözü bir olan ülkelerin liderleri lazım. Çünkü Türkiye AB.ye girdiği zaman yük olmayacaktır aksine yük alacaktır yani vizyon belirleyip AB.nin yükünü hafifletecektir.Bunun böyle olacağını AB. Ülkeleride biliyordur ama sırf siyasi görüşler sonucu oyalamaktadırlar. Ne yardan vazgeçiyorlar nede serden. |
Geri Dön |
|
|
|
Güncel Haberler |
|
|
Reklamlar |
|
|