|
ÖZGENÇ; KOBİ’LER BİRLEŞEREK “BÜYÜK MARKA” OLMALI |
|
|
Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER) Genel Başkanı Nurettin Özgenç, KOBİ'lerin değişime ayak uydurmak zorunda olduklarını ve artık ''küçük olsun benim olsun'' anlayışının günümüzde geçerli olmadığını belirterek, küçük işletmelerin gelişebilmesi ve ülke ekonomisinin büyümesi için güçlü ortaklıklar kurmaktan başka alternatiflerinin bulunmadığını söyledi. |
|
|
Özgenç gelişmekte olan ülkelerin hemen hemen hepsi KOBİ’lerin doğması, büyümesi ve gelişmesi için uygun ortamı hazırlayacak politikalar geliştirmekte ve uygulamaktadırlar. Hızla gelişen Türkiye’de KOBİ’ler için uygulanacak yeni politikaların ve stratejilerin bir an önce belirlenmesi bekliyoruz. Elbette hükümet politikalarının yanında, KOBİ dediğimiz işletmelerimizin de yeni döneme yönelik hazırlıklarını en üst ve etkin düzeyde gerçekleştirmeleri için belli başlı kıstasları yerine getirmeleri gerekmektedir. KOBİ’lerimizde yeniliğe açık olmalıdır
Mikro işletmelerin
KOBİ haline gelmesi için projelerin
hazırlanmasının gerektiğini ifade
eden Özgenç, "Projeler mikro
işletmelerin birleştirilmesi üzerine
kurulmalı. Çünkü siz hangi ekonomik
politikayı uygularsanız uygulayın,
ufak bir işletmenin büyük ölçekli
işletmeler ile rekabet etmesine
imkân yok. Bu işletmelerin de
kapanmalarına göz yummayacağınıza
göre peki bunun için ne yapacaksınız
yani bu işletmeleri nasıl ayakta
tutacaksınız? KOBİ’lerimizi ayakta
tutabilmenin tek yolu bunların
birleşerek daha büyük ölçekli
firmalar haline gelmelerini
sağlamak. Derneklerde küçük ölçekli
işletmeleri nasıl birleştirmeliyiz
diye bir çalışma yapılmalıdır. Küçük olsun benim olsun anlayışı terk edilmeli KOBİ'lerin, bölgelerarası dengesizliğin giderilmesinde ve kalkınmanın tabana yayılmasında çok önemli sosyal rolleri bulunduğunu ifade eden Özgenç, KOBİ'lerin banka finansmanlarını kullanma miktarının yüzde 15, ihracattaki payının ise sadece yüzde 12 düzeyinde kaldığını bildirdi. KOBİ'lerin dünyadaki gelişmeleri takip etmeleri, dinamizm ve girişimcilik gibi kavramlardan kopmaması gerekirken sermaye piyasalarından yeterince yararlanmadıklarını, maliyetlerini öz kaynaklarıyla yürütmeye çalıştıkları kaydeden Özgenç, şöyle dedi: ''Bugün artık yükselen küresel rekabet, hızlı değişim ve büyüklük gerektirmektedir. Birbiriyle tezat görünen bu iki kavram işletmelerimizin karlılığı ve sürdürülebilir olmaları için artık kaçınılmazdır. Türk şirketlerinin dünyanın büyük şirketleri arasında yer almaları için şirketlerimizin birleşmeleri ve birlikte iş yapmalarının teşvik edilmesi gerekmektedir. Bu noktada kurumsal bir lokomotife ve devlet koordinasyonuna ihtiyaç her zamankinden daha fazla duyulmaktadır. Zira küresel ekonomiye entegre edebildiğimiz her işletme ile kayıt dışı ekonominin içindeki payda giderek azalacaktır.'' KOSGEB’in kaynakları artırılmalı KOSGEB’ten 2009 yılında yeni destekleme çeşitlerinin ortaya çıkarılması ve faizsiz istihdam ve ihracat kredilerinin artırılarak sürdürülmelidir. Ayrıca KOSGEB’in desteklerinden yararlanmak için mevcut kanun maddesindeki “imalatçı olmak” kaydının kaldırılarak imalatçı olmayan KOBİ’lere de 0 faizli kredilerden verilerek piyasaların biraz olsun canlanmasını sağlayacak somut adımların atılmasını beklemekteyiz. KOBİ’lerin gelişmesinde sınırlı kaynaklarına rağmen KOSGEB’in son yıllarda bu zor görevi yürüttüğü başarılı projelerinin olduğunu biliyor ve memnuniyetle karşılıyoruz ama yeterli bulmuyoruz. Reel sektörün ve imalatçı olmayan perakende sektörünün iş hacmini büyüterek istihdam sağlayabilmesi için hükümetimizden KOSGEB’in kaynaklarının acilen artırılmasını bekliyoruz. KOBİ’lere etkin şekilde ulaşılmalı Özgenç KOBİ’lerin yararlanmasına yönelik destek mekanizmaları geliştirilmekte ancak, KOBİ’ler kendilerine sunulan kaynaklardan haberdar olmamakta, olamamaktadır. KOBİ’lere devlet tarafından ayrılan kaynağın yalnızca yüzde 40’ının kullanılması bunun en bariz örneğidir. Ülkemizde imalatçı KOBİ niteliğindeki 350 bin civarındaki işletmenin ne yazık ki sadece 15 bin kadarı bu desteklerden yararlanabilmektedir. Teşvik ve desteklerden yararlanabilen KOBİ’lerimizin oranı maalesef çok düşüktür. Devir birleşerek büyüme devri Özgenç ayrıca bölgelerarası dengesizliğin giderilmesinde ve kalkınmanın tabana yayılmasında çok önemli sosyal rolleri bulunan KOBİ’lerin artık “küçük olsun benim olsun” anlayışını bir yana bırakmaları “Büyük olsun bizim olsun” anlayışı ile ortaklıklar kurarak büyümelidirler. Küçük işletmelerin gelişebilmesi ve ülke ekonomisinin büyümesi için güçlü ortaklıklar kurmaktan başka alternatifleri yoktur. Artık devir, “birleşerek büyüme” devridir. Diyerek sözlerine son verdi. |
|
Nurettin ÖZGENÇ'in 2008 Yılı Mesajları:
3 D PAKETİ GİRDAP’A DÜŞEN ESNAFA “CAN SİMİDİ” OLACAKTIR
IMF TÜSİAD’IN ENDİŞELERİNİ GİDEREBİLİR FAKAT TÜRKİYE'Yİ BATIRIR
KOBİ’lerden bankalara manifesto
KOBİ’ler Birleşerek “Büyük Marka” Olmalı
KOBİ'lere ekonomik kriz uyarısı
Fındık Fiyat Açıklanmalı Alışveriş Canlanmalı
Meslek Liseleri Cazibe Merkezi Olmalı
Bankaların Dosya Parası Alması
Nurettin ÖZGENÇ'in 2007 Yılı Mesajları:
Özgenç “Halkbank esnafsız olamaz”
Türkiyenin Kalkınması Meslek Liselerinden Geçer
Abd'de Ermeni Tasarısının Kabul Edilmesi
Özgenç; Teknik Direktöre Cumhurbaşkanı’nın 9 Katı Maaş!
Türkiye’nin Sivil Anayasası Olmalı
İstihdamın Çözümü, Kobi'lere Destek,
Zihniyete Göre Demokrasi Olmamalı
Demokrasiyi Herkes Yürekten Sahiplenmeli
Çankaya Kale Midir ? Türbanla Yıkılır Mı ?
Köşk Tartışmaları Piyasaları Olumsuz Etkiliyor..
Kobi’ler Ab. Destek Trenini Kaçırmamalı.
Anadolu Yaklaşımı Kobi'ler İçin Önemli Bir Fırsat :